Karaburun Köyü

Karaburun Köyü

 

Göz alabildiğine uzanan geniş, bakir kumsallı plajlar, gerisindeki kamp alanları, ekonomik fiyatlı kır lokantaları ve gölgeli piknik alanları ile dikkati çekiyor. Bir zamanlar başta Alman turistler olmak üzere karavan ve çadır turizmin en gözde tatil yerlerinden biri olan Karaburun, günümüzde daha çok yerli turistlere hizmet veriyor.
 
Köy meydanına gelince ortama çok çabuk alışıyor, her yeri bir çırpıda görebiliyorsunuz. Uzun boylu ağaçlar altında ki minik parkta dinlenme molası verirken, her iki yana uzanan kumsal denize girenleri ağırlıyor.
 
Açıklarda insana dost yunus balıkları sırt yüzgeçlerini göstererek çeşitli oyunlar yaparken ilgi odağı oluyorlar. Kıyıdan itibaren 100 m. boyunca sığ olan deniz, dalga olsa bile yüzenleri olumsuz etkilemiyor.

 
Karaburun Plajı : Dileyen denize giriyor, dileyen cafe`sinde denizden gelen rüzgarda serinliyor.
 
Geniş alanda kamp yerleri, diskotek, bar, çay bahçesi, iki içkili, bir içkisiz lokanta, gelişmiş olan ev pansiyonları ihtiyaçları karşılamaya yetiyor. Mayıs ayında başlayan mevsim kasım ayına dek tatil izni veriyor.
 
Karaburun sahilinde denize paralel devam ettiğimiz yolun sonunda Melenağzı Köyü ile karşılaşıyoruz. Büyük .Melen Çayı’nın denize kavuştuğu bu bölgede, balıkçı tekneleri canlı renkleriyle, toprak renkli çaya renk katıp süslüyorlar.
 
Dokuz Değirmen Köyü’nden başlayan rafting parkurunun bitiş noktası olan Melenağzı Mevkii’nde bulunan köprü, çayın her iki yanını ve çevreyi seyir için imkan verirken, piknik yapmaya elverişli alanlar, pansiyon ve bahçeler göz okşuyor. Yöre halkı fındıkçılıkla uğraşıyor ve balıkçılıkla geçinenlerin uygun yerlere bıraktıkları ağlara az da olsa kefal balıkları takılıyor.